Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi ve Paleontolojide Önemi

Denizyıldızları, Asteroidea sınıfına ait, derisidikenliler şubesinden omurgasız canlılardır. Yaklaşık 1.900 türü bulunan denizyıldızları, deniz tabanında yaşayan ve önemli bir ekolojik rol oynayan canlılardır.

Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi ve Paleontolojide Önemi
 - 
Arabic
 - 
ar
Azerbaijani
 - 
az
Bengali
 - 
bn
Dutch
 - 
nl
English
 - 
en
French
 - 
fr
German
 - 
de
Indonesian
 - 
id
Kyrgyz
 - 
ky
Latin
 - 
la
Portuguese
 - 
pt
Russian
 - 
ru
Spanish
 - 
es
Tajik
 - 
tg
Turkish
 - 
tr
Uzbek
 - 
uz

Denizyıldızları, Asteroidea sınıfına ait, derisidikenliler şubesinden omurgasız canlılardır. Yaklaşık 1.900 türü bulunan denizyıldızları, deniz tabanında yaşayan ve önemli bir ekolojik rol oynayan canlılardır. Paleontoloji derslerinde denizyıldızları, jeolojik geçmişin deniz ortamları hakkında bilgi edinmemizi sağlayan önemli bir fosil grubudur.

 

Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi

Denizyıldızları, derisidikenliler şubesinin Asteroidea sınıfına ait, 5 kollu ve radyal simetriye sahip canlılardır. Paleontolojide önemli bir araştırma konusu olan denizyıldızlarının anatomisini anlamak, fosil kayıtları yorumlamak ve jeolojik geçmişi aydınlatmak için kritik önem taşır.

 

Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi
Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi

 

Oral Taraf

  • Ağız: Denizyıldızının alt kısmında bulunan ve besinlerin alındığı açıklıktır.
  • Ambulakral Oluklar: Oral tarafta bulunan ve ambulakral ayakların yer aldığı yivlerdir.
  • Ambulakral Ayaklar: Su damar sistemi ile bağlantılı olan ve Asteroideanın hareket etmesini, besin toplamasını ve duyu organı olarak işlev görmesini sağlayan küçük tüplerdir.
  • Periproktik Bölge: Ağız açıklığının etrafındaki ve ambulakral olukların başlangıç noktası olan bölgedir.

Asteroidea (Denizyıldızı) Anatomisi

Oral Tarafta Bulunan Diğer Yapılar

  • Madreporit: Su damar sisteminin girişini oluşturan ve aboral tarafta bulunan, elek benzeri bir plakadır. Oral tarafta da küçük bir madreporit bulunabilir.
  • Papiller: Aboral tarafta bulunan ve Asteroideanın solunum ve duyu alma işlevlerini gören küçük çıkıntılardır. Oral tarafta da papiller bulunabilir.
  • Dikenler: Deri, denizyıldızının iskeletini oluşturan ossicles adı verilen kalsiyum karbonat plakaları ile kaplıdır. Oral tarafta da dikenler bulunabilir.

 

Oral Tarafın İşlevleri

Besin alma: Ambulakral ayaklar ve ağız işbirliğiyle besinlerin yakalanması ve içeri alınması sağlanır.
Hareket: Ambulakral ayakların hidrodinamik basıncı denizyıldızı hareket etmesini ve yön değiştirmesini sağlar.
Duyusal algı: Ambulakral ayaklar ve papiller çevresel uyaranları algılar ve denizyıldızının tepki vermesine yardımcı olur.

 

Aboral Taraf

Anüs

  • Asteroidea atık ürünlerini dışarı attığı açıklıktır.
  • Genellikle merkezi bir konumdadır ve küçük bir kapakçık ile kapatılabilir.
  • Sindirim sisteminin son noktasıdır.

 

Madreporit

  • Su damar sisteminin girişini oluşturan ve aboral tarafta bulunan, elek benzeri bir plakadır.
  • Genellikle merkezi bir konumdadır ve küçük deliklerle kaplıdır.
  • Suyun su damar sistemine girmesini ve denizyıldızı hidrodinamik sisteminin işlevini sağlar.

 

Papiller

  • Aboral tarafta bulunan ve Asteroidea solunum ve duyu alma işlevlerini gören küçük çıkıntılardır.
  • Genellikle tüm aboral tarafı kaplarlar.
  • Solunum için gerekli oksijen alışverişini sağlarlar.
  • Çevredeki kimyasal ve fiziksel değişimleri algılamada rol oynarlar.

 

Asteroidea
Asteroidea

 

Ambulakral Kanal

Denizyıldızlarının ambulakral kanalı, su damar sisteminin ana kanalını oluşturan ve ambulakral ayakların hareketini sağlayan önemli bir yapıdır. Bu kanalı daha ayrıntılı inceleyelim:

 

Yapısı

  • Ambulakral kanal, aboral tarafta madreporitten başlayıp oral tarafa doğru uzanan ve kollara uzanan dallara ayrılan bir kanaldır.
  • Kaslardan oluşan bir duvar ile çevrilidir ve bu kasların kasılması ile suyun kanal içinde dolaşımı sağlanır.
  • Su damar sistemi ile bağlantılıdır ve bu sistemden gelen su ile dolar.

 

İşlevi

  • Ambulakral kanalın ana işlevi, ambulakral ayakların hareketini sağlamaktır.
  • Kanaldaki suyun basıncı, ambulakral ayakların uzamasını ve büzülmesini sağlar.
  • Bu hareket sayesinde denizyıldızları hareket edebilir, besin toplayabilir ve duyu organı olarak işlev görebilir.

 

Su Damar Sistemi

Denizyıldızlarının su damar sistemi, denizyıldızının hareket etmesini, besin toplamasını ve duyu organı olarak işlev görmesini sağlayan karmaşık bir hidrolik sistemdir.

 

Yapısı

  • Su damar sistemi, madreporitten başlayıp ambulakral kanala, ambulakral oluklara ve ambulakral ayaklara uzanan bir dizi kanaldan oluşur.
  • Kanallar, kaslardan oluşan bir duvar ile çevrilidir ve bu kasların kasılması ile suyun sistem içinde dolaşımı sağlanır.
  • Sistem deniz suyuyla doludur.

 

İşlevi

  • Su damar sisteminin ana işlevi, ambulakral ayakların hareketini sağlamaktır.
  • Madreporitten içeri giren deniz suyu, ambulakral kanalda ve ambulakral ayaklarda dolaşır.
  • Ambulakral ayakların ampulleri, suyun basıncı ile dolar ve bu da ayakların uzamasını sağlar.
  • Ayakların ucundaki vantuzlar, asteroidea hareket etmesini ve besin toplamasını sağlar.
  • Ayaklar ayrıca çevreyi algılamak için de kullanılır.

 

Sindirim Sistemi

Denizyıldızlarının sindirim sistemi, besinlerin parçalanmasını ve emilmesini sağlayan ve denizyıldızı hayatta kalması için gerekli olan bir dizi organdan oluşur.

 

Yapısı

  • Sindirim sistemi, ağızdan başlayıp özofagus, mide, bağırsaklar ve anüs ile sonlanan bir tüp şeklindedir.
  • Ağız, oral tarafın ortasında bulunur ve yumuşak dokulardan oluşur.
  • Özofagus, ağızı mideye bağlayan kısa bir tüptür.
  • Mide, besinlerin parçalandığı ve sindirim enzimlerinin salgılandığı kaslı bir kesedir.
  • Bağırsaklar, besinlerin emildiği uzun ve kıvrımlı tüplerdir.
  • Anüs, aboral tarafta bulunan ve sindirim sisteminin son noktası olan açıklıktır.

 

İşlevi

  • Sindirim sisteminin ana işlevi, besinlerin parçalanmasını ve emilmesini sağlayarak asteroidea enerji ve besin ihtiyacını karşılamaktır.
  • Ağızdan içeri giren besinler, özofagus ve midede parçalanır.
  • Besinlerin emilimi bağırsaklarda gerçekleşir.
  • Sindirim sistemi anüse açılır ve sindirim atıkları dışarı atılır.

 

Denizyıldızı
Denizyıldızı

 

Dolaşım Sistemi

Denizyıldızlarının dolaşım sistemi, besin ve oksijenin taşınması, atık ürünlerin uzaklaştırılması ve bağışıklık savunmasının sağlanması gibi önemli işlevleri yerine getiren bir sistemdir. Bu sistemi daha ayrıntılı inceleyelim:

 

Hemal Sistem

  • Denizyıldızlarının kan dolaşım sistemi hemal sistem olarak adlandırılır.
  • Kapalı bir sistem değildir ve kan damarları yerine sinüs adı verilen boşluklar bulunur.
  • Bu sıvı, renksiz kan hücreleri içeren ve besin, oksijen ve atık ürünlerin taşınmasını sağlayan bir sıvıdır.

 

Hemal Sistemin Yapısı

  • Hemal sistem, kalp, ana hemal kanal ve sinüslerden oluşur.
  • Kalp, aboral tarafta bulunan ve hemal sıvıyı pompalayan kaslı bir organdır.
  • Ana hemal kanal, kalpten başlayıp kollara uzanan bir kanaldır.
  • Sinüsler, organlar ve dokular arasında bulunan boşluklardır.

 

Hemal Sistemin İşlevi

  • Sistemin ana işlevi, besin ve oksijenin taşınması, atık ürünlerin uzaklaştırılması ve bağışıklık savunmasının sağlanmasıdır.
  • Hemal sıvı, kalp tarafından pompalanarak sinüsler aracılığıyla organlara ve dokulara taşınır.
  • Besin ve oksijen, hemal sıvı tarafından taşınarak dokulara iletilir.
  • Atık ürünler, hemal sıvı tarafından taşınarak anüs yoluyla dışarı atılır.
  • Hemal sistemdeki renksiz kan hücreleri, bağışıklık savunmasında rol oynar.

 

Sinir Sistemi

Denizyıldızlarının sinir sistemi, merkezi bir sinir halkası ve kollara uzanan sinirlerden oluşan basit bir sistemdir. Bu sistem, denizyıldızı hareket etmesini, besin bulmasını ve çevreye tepki vermesini sağlar.

 

Sinir Sisteminin Yapısı

  • Sinir sistemi, merkezi bir sinir halkası ve radyal sinirlerden oluşur.
  • Merkezi sinir halkası, özofagusun etrafında bulunan ve sinir hücrelerinin bulunduğu bir halkadır.
  • Radyal sinirler, merkezi sinir halkasından kollara uzanan sinirlerdir.

 

Sinir Sisteminin İşlevi

  • Sinir sisteminin ana işlevi, asteroidea hareket etmesini, besin bulmasını ve çevreye tepki vermesini sağlamaktır.
  • Duyusal organlardan gelen sinyaller, sinir sistemi tarafından işlenir ve motor tepkilere dönüştürülür.
  • Sinir sistemi ayrıca, denizyıldızı iç organlarının işlevlerini de kontrol eder.

 

Duyu Organları

Denizyıldızlarının ana duyusal organları şunlardır:

  • Ambulakral Ayaklar: Dokunma ve kimyasal algılama
  • Papiller: Dokunma ve kimyasal algılama
  • Madreporit: Işık algılama
  • Oselus: Işık algılama (bazı denizyıldızı türlerinde)

 

Eşeysel Sistem

Denizyıldızları genellikle dişi ve erkek bireyler olarak bulunur. Bazı türlerde hermafroditizm de görülebilir. Eşeysel sistem, gametlerin üretilmesini ve döllenmenin gerçekleşmesini sağlayarak denizyıldızlarının üremelerini sağlar.

 

Eşey Sisteminin Yapısı

  • Eşey sistemi, gonadlar ve gonodukt adı verilen kanallardan oluşur.
  • Gonadlar, kolların tabanında bulunan ve gametleri (yumurta veya sperm) üreten organlardır.
  • Gonoduktlar, gonadların gametleri taşıdığı kanallardır.
  • Dişi denizyıldızlarında gonoduktlar, madreporitten yakın bir yerde bulunan genital açıklığa açılır.
  • Erkek denizyıldızlarında gonoduktlar, ambulakral ayakların ucunda bulunan genital açıklıklara açılır.

 

Eşey Sisteminin İşlevi

  • Eşey sisteminin ana işlevi, gametlerin üretilmesini ve döllenmenin gerçekleşmesini sağlayarak denizyıldızlarının üremelerini sağlamaktır.
  • Dişi denizyıldızları, yumurtalarını suya bırakır.
  • Erkek denizyıldızları, spermleri suya bırakır.
  • Döllenme, suda gerçekleşir.
  • Döllenmiş yumurtalar, larvalara dönüşür.
  • Larvalar, bir süre plankton olarak yaşarlar ve sonra deniz tabanına yerleşerek yetişkin denizyıldızlarına dönüşürler.

 

Deri

Denizyıldızlarının derisi, ossicles adı verilen kalsiyum karbonat plakaları ile kaplı ve pigment hücreleri ve dikenler içeren karmaşık bir yapıdır. Bu deri, denizyıldızına koruma, destek ve hareket kabiliyeti sağlar.

 

Derinin Yapısı

  • Deri, epidermis ve dermis olmak üzere iki katmandan oluşur.
  • Epidermis, dış katmandır ve ossicles ile pigment hücreleri içerir.
  • Ossicles, birbirine sıkıca bağlı ve eklem yerleri ile hareket kabiliyeti sağlayan kalsiyum karbonat plakalarıdır.
  • Pigment hücreleri, denizyıldızına rengini veren hücrelerdir.
  • Dermis, iç katmandır ve bağ dokusu, sinirler ve kan damarları içerir.

 

Derinin İşlevi

Derinin ana işlevleri şunlardır:

  • Koruma: Ossicles, denizyıldızını yırtıcılardan ve yaralanmalardan korur.
  • Destek: Ossicles, asteroidea iskeletini oluşturarak ona şekil ve destek verir.
  • Hareket: Ossicles ve eklemler, denizyıldızının hareket etmesini sağlar.
  • Duyusal algılama: Deride bulunan sinir uçları, denizyıldızı çevresini algılamasına yardımcı olur.

 

Deride Bulunan Yapılar

  • Ossicles: Kalsiyum karbonat plakaları.
  • Pigment Hücreleri: asteroidea rengini veren hücreler.
  • Dikenler: Koruma ve kamuflaj için kullanılan sivri yapılar.
  • Papiller: Dokunma ve kimyasal algılama için kullanılan küçük, parmak benzeri uzantılar.
  • Madreporit: Su damar sisteminin girişini oluşturan ve aboral tarafta bulunan, elek benzeri bir plakadır.

 

Paleontolojide Önemi

Denizyıldızlarının fosil kayıtları oldukça fazladır ve Kambriyen döneminden beri var oldukları bilinmektedir. Fosil denizyıldızları, deniz ortamlarının geçmişteki koşulları hakkında bilgi edinmemizi sağlar. Örneğin, denizyıldızlarının tür çeşitliliği ve dağılımı, deniz sıcaklığı, tuzluluk ve su derinliği gibi parametreler hakkında bilgi verebilir.

 

Asteroidea (Denizyıldızı) Paleontolojide Önemi
Asteroidea (Denizyıldızı) Paleontolojide Önemi

 

Denizyıldızlarının fosilleşmesi genellikle kalıplar ve kalıntılar şeklinde gerçekleşir. Kalıplar, denizyıldızı orijinal şeklini ve boyutunu korurken, kalıntılar sadece sert kısımların (örneğin, ossicles) korunmasıyla oluşur. Denizyıldızlarının paleontolojideki önemi şu şekilde özetlenebilir:

 

Stratigrafik gösterge

Stratigrafik gösterge, jeolojide belirli jeolojik dönemlere özgü olan ve kayaçların yaşını belirlemek için kullanılan fosil türleridir. Bu türler, stratigrafik gösterge fosilleri veya kısaca kılavuz fosil olarak da adlandırılır.

 

Stratigrafik Göstergelerin Özellikleri

  • Kısa Jeolojik Aralığı: Stratigrafik gösterge türleri, nispeten kısa jeolojik bir zaman aralığında yaşamışlardır. Bu sayede, kayaçların yaşını oldukça hassas bir şekilde belirlemek için kullanılabilirler.
  • Geniş Coğrafi Dağılım: Stratigrafik gösterge türleri, geniş bir coğrafi alana yayılmışlardır. Bu sayede, farklı bölgelerdeki kayaçların yaşlarını karşılaştırarak korelasyon yapmak mümkündür.
  • Kolay Tanımlanabilirlik: Stratigrafik gösterge türleri, kolayca tanınabilecek morfolojik özelliklere sahiptir. Bu sayede, jeologlar tarafından kolayca teşhis edilebilirler.

 

Paleoekoloji

Paleoekoloji, geçmişteki yaşamın ve çevrenin etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Fosil kayıtlarını ve diğer jeolojik verileri kullanarak geçmişteki ekosistemlerin nasıl işlediğini ve zaman içinde nasıl değiştiğini anlamaya çalışır. Paleoekoloji, günümüzdeki ekosistemleri ve çevresel problemleri daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Geçmişteki iklim değişikliklerinin ve diğer çevresel değişimlerin ekosistemleri nasıl etkilediğini inceleyerek gelecekteki olası değişimlere karşı daha iyi hazırlanabiliriz.

 

Fosil denizyıldızları (asteroidea), geçmişteki deniz ortamlarının koşulları hakkında bilgi edinmemizi sağlar. Örneğin, denizyıldızlarının tür çeşitliliği ve dağılımı, deniz sıcaklığı, tuzluluk ve su derinliği gibi parametreler hakkında bilgi verebilir.

 

Evrimsel Tarih

Evrimsel tarih, canlıların zaman içinde nasıl değiştiğini ve çeşitlendiğini inceleyen bir bilim dalıdır. Fosil kayıtları, DNA dizileri ve diğer jeolojik ve biyolojik verileri kullanarak geçmişteki yaşamın evrimini anlamaya çalışır. Evrimsel tarih, günümüzdeki canlıların kökenlerini ve biyolojik çeşitliliği daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Evrimsel süreçleri anlayarak, türlerin nasıl ortaya çıktığını, nasıl değiştiğini ve gelecekte nasıl değişebileceğini tahmin edebiliriz.

 

Farklı denizyıldızları türlerinin evrimsel ilişkileri ve zaman içinde nasıl değiştiği araştırılabilir. Fosil kayıtları, denizyıldızlarının evrimsel tarihinin ve filogenisinin rekonstrüksiyonu için önemli bir kaynaktır.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et İlgili Konular